15 Eylül 2014

KÜTÜP-DÜNYA

Kendimize bir dünya kuralım. Duygularımıza, düşüncelerimize göre donatalım sonra bu dünyayı.  Altınlar, mücevherler olmasın burada. Köşkler, saraylar süslemesin hayallerimizi.  Son model arabalara yer vermeyelim yollarımızda. Yatları, katları, hizmetçileri de barındırmayalım bu hayali atmosferde. Peki nasıl bir dünya kuralım ? Ne özelliği olsun bu dünyanın. Hangi özelliği bizi cezb etsin. Nesi güzel gelsin bize ? Nesi çeksin bizi kendine ?

Şimdi gözümüzü kapatıp gönlümüzü açmanın vaktidir. Uçsuz bucaksız bir ummana dalmanın vakti. Hep gideceğimiz ve hiç yorulmayacağımız bir yol bekler bizi. Umudumuzun tükenmeyeceği bir diyar çağırır. Barışın hakim olduğu, güvenli bir barınak hazırlanmıştır.

Bilgi tohumları cümle fideleri olmuş. Fideler kitap ağacı… Ağaçlar orman… Ormanlardan kurulu bir bilgi cenneti … Her yer kitapla örülü duvarlarla korunaklı, güvenli bir diyar içindeyiz artık. Kapılar kitap, çatılar kitap, yollar kitap, dağlar, ovalar, göller kitap…

Gözlerinizi açın şimdi. Böyle bir dünyaya gerçekten adım atmaya hazırlanın. Bir kitap açın ve okumaya başlayın. Biter bitmez yenisini… Sonra başka bir yenisini… İşte kendimize kitaplarla bezeli bir dünya kurduk. Okuyarak, araştırarak kurulan bir dünya yıkılır mı hiç ? Yıkılmaz elbet. Biz de bu dünyaya sığındık mı, biz de yıkılmayız. Hiçbir yalancı kandıramaz bizi. Hiçbir kötü zarar veremez bize. Yeter ki yılmadan, yorulmadan okuyalım ve kendimizi bu kitap diyarında muhafaza edelim. Oradan asla kopmayalım, koparılmayalım.

Kitaplardan hiç ayrılmamak dileğiyle.