3 Eylül 2014

İlkler, ilkler...

Hayatımızın en özel, hatta en güzel başlangıcıdırlar ilkler...

Şöyle bir geçmişe dönüyorum da bazen ilk okula gidişimi hatırlarım; annemin elini sıkı sıkıya tutmamdan gözyaşlarımın yağmur olup akışına kadar nasıl ıkına sıkıla attığım adımları, kömür karasından bile kara el yapımı beyaz yakalı podyemi, öflü pöflü buğuzlanmamı. İlk kez yeni yüzler görüyordum oysa; mahallemizin gitmesi yasak yerlerinden gelen çocuklarıydı onlar ve çoğu ağlamaklıydılar, benim gibi...

İlk aşkımı da hayal meyal hatırlıyorum (yüzünü değil tabi ki); ilk kez kızlı erkekli oyun oynamaya yeni adım attığımız da ayıp bir şey yapıyormuşcasına kulaklarımıza kadar kızardığımız anlarda yakalamıştım onu, ilk kez gördüğüm kızdı o, çocuk aklımla aşık olmuştum kendi hayal denizimin en başında...

Liseye ne zaman gelmiştim; bilmiyorum. Kocaman kocaman yıllar bir bardak su içimiymişcesine ansızın, damağımda silinmeyecek tatlar bırakarak geçmişti. O yılların birinde saçlarımın simsiyah dalgalandığı, jölesiz tek günün kaçamadığı, bol okul asışlarımızın, yeni aşklara yelken açışlarımızın, bugün, o günleri yazmakta kelimelerin kifayetsiz kaldığı yıllarıydı. Tabi ki de aşktı.

İlk yazdığım şiirimi hala hatırlıyorum; uzunca yıllardan sonra tuttuğum anı defterinin gül kurutulmuş sayfasında bulmuştum onu ne büyük bir sevinçti, o günleri yad etmeme sebep olan tertemiz bir aşkın mısralarını...(Daha sonra besteledim tabi ki :) O şiirin üzerinden 19 yılın geçtiğini hatırlayabilmek; bana bu yazıyı yazmama vesile oldu. Ne diyordu ata; Söz uçar, yazı kalır.

İşte bu benim yeniden doğuşumun sebebiydi.

Yazmak lazımdı, gelecek kuşaklar için işaret fişeği olmak gerekliydi; ben gibi, sen gibi...

Her kalem tutan el 90'lı yılların 2000'e yazılan mektubu olmalıydı... okurlar,  yazarlar.

Bugün ise 2023'lere, 2053'lere yazılması gerektiği gibi.

Dünya barış gününü el ele, kol kola koca bir halayda, horonda, zeybekte kutlamalıydı insanoğlu.

Bu bir ilk olmalıydı!

Başka kainatlara, canlılara, varlıklara umut olmalıydı.

Sende yaz güzel insan!

Umutlarını yaz, nefretini yaz, kırgınlıklarını yaz, aşklarını yaz, tutkularını yaz, hayallerini yaz, uçan kuşa dokunan kanatlarını yaz,

Yaz;
Geleceğe uzanan eller için yaz, bir ilki yap durma vazgeçmeden, yüksünmeden, korkmadan, yılmadan, geç kalmadan... işte kağıt işte kalem...

Şimdi yaz...