19 Aralık 2013

DRM - Paylaşımın Önündeki Engel

E-kitaplar ortaya çıktığından bu yana, hakkındaki tartışmalar bitmek bilmedi. Bu tartışmaların ve e-kitaba itirazların iki boyutu var, kültürel ve ekonomik. Kültürel kısımda genellikle basılı kitap romantizmini ve e-kitapların kitap olmadığı gibi iddiaları görüyoruz. Bu konuyla ilgili daha önce bir yazı yazmıştım. Orada söylediklerimin üzerine de şimdilik fazla bir şey ekleyebileceğimi düşünmüyorum.

Burada ele almak istediğim konuysa, genellikle ekonomik bağlamda tartışılan ancak etkilerini hem ekonomik hem de kültürel alanda görmekte olduğumuz bir konu olan DRM (Digital Rights Management).

DRM; kültür ve sanat endüstrilerinin internetle birlikte ortaya çıkan korkularını çözmek için üretilen ama asla başarılı olamadığı gibi, dokunduğu her şeye zarar veren sistemlerin genel adı. DRM'in amacı, aldığınız bir e-kitabı (ya da filmi, müziği) sadece size satan kişinin belirlediği sınırlar içerisinde kullanmaya zorlamak. Örneğin, Amazon'un Kindle e-bookları için kullandığı DRM, sizi o kitabı sadece Kindle'da ya da Kindle uygulamalarında okumaya zorlar. Bunun dışına çıkmaya niyetlendiğiniz zaman suç işlersiniz.


İlk bakışta oldukça doğal görünüyor bu, değil mi? Sonuçta bunu yapmalarının sebebi korsanı önlemek. Birilerinin bedavaya ya da yayınevi dışındaki birine para ödeyerek o kitabı almasına engel olmak. Birilerinin suçu önlemek için bir şey yapması lazım değil mi?

Ancak gerçek hayat maalesef bu kadar iyi niyetli olmuyor. DRM asla bu dediklerini yapamadığı gibi, yapmaması gereken birçok şeyi yaparak kültüre ve sanatçılara zarar veriyor. DRM sanatçıları veya yazarları korumuyor, aksine onların daha fazla zarar görmesine neden oluyor.

DRM konusunda biraz agresif bir tutum gösteriyor olabilirim. DRM'in etkilerini daha anlaşılır kılmak için sizlere bir örnek vereyim, belki agresifliğim biraz daha makul görünür.

* * *

Okuyucular için yeni yazarlar keşfetmenin en güzel yollarından birisi arkadaş tavsiyeleridir. Birçoğumuz yeni yazarları arkadaşlarımızın tavsiyeleriyle, onların bize "Bu yazarı mutlaka okumalısın" diyerek ödünç verdiği kitaplarla keşfederiz. Bu, kitap okumanın zevkini kat kat arttıran bir şeydir ve bu yüzden de oldukça değerlidir.

Şimdi düşünün ki basılı kitaplar için de DRM bir şekilde geçerli hâle geldi. DRM'in e-kitaplara koyduğu tüm kısıtlamalar aynı şekilde geçerli. Ve diyelim ki siz bir arkadaşınızın evine gittiniz. O mutfaktan içecek bir şeyler getirirken siz de kitaplığına bakıyorsunuz. Bir kitaba gözünüz takıldı, elinize alıp arka kapağını okuyorsunuz. Hatta dayanamayıp birkaç sayfa da karıştırdınız. O sırada arkadaşınız geldi ve size yazarın nasıl harika bir iş çıkardığını, mutlaka okumanız gereken bir kitap olduğunu söyledi. Siz de "O zaman ben bunu alıyorum, okuyup getiririm sana." dediniz.

Maalesef bunu demeye hakkınız yok. Ve arkadaşınızın size o kitabı ödünç verme hakkı da yok. Eğer bunu yaparsanız, ikiniz de yasalar önünde birer hırsız sayılacaksınız. Yakalanırsanız da bir hırsızla aynı şekilde yargılanıp cezalandırılacaksınız.

Peki değişen ne? Bir basılı kitabı ödünç vermek suç sayılmazken bir e-kitabı arkadaşıma göndermem neden suç? Ya da bir basılı kitabı istediğim yerde, istediğim şekilde okuyabilirken; e-kitabı neden sadece bana satanın istediği alette okumak zorundayım?

Bunlar gibi daha onlarca soru sormak mümkün ve bunlara kimsenin verebileceği düzgün bir cevap yok. Buna rağmen DRM hâlâ kullanılıyor ve birçok şirket bunu savunmak için bir şeyler yapmaya çalışıyor.

* * *

DRM üzerine ilk yazımı burada bitiriyorum. Bundan sonraki yazılarda DRM konusundaki farklı sorunlara ve örneklere değinecek, DRM'in sorunlu yanlarından ve dokunduğu her şeye neden zarar verdiğini anlatmayı deneyeceğim. Çünkü buna gerçekten ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

Her zaman okumaya ve paylaşmaya devam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme